Reklamda Mizah

Reklamda Mizah

Post Series: Reklam

Reklamda mizah kullanmak, 19.yy’ın ortalarından beri tartışıla gelen bir konudur. Akademik tartışmalar ve tanımları umursamadan özetlersek;

*Ürün mizaha uygun mu?(bir dondurmada kullanılan dil, bir sanayi ürününde anlamsız ve verimsiz olması vb.)
*Mizahın içeriği hedef kitleyi yakalayacak mı?(20 yaşında bir genci kriz geçirtecek kadar güldüren bir espri, 50 yaşında bir teyzenin ilgisini bile çekmeyebilir vb.)
*Ürün ya da markanın ciddiyetine zarar verebilir mi?(Paranızı emanet edeceğiniz, ciddiyet aradığınız bir Menkul Değerler firmasının esprili bir reklamı, markaya zarar verebilir vb.)
*Kullanılan mecra esprinin algısına ne kadar hizmet eder?( Tv/Radyo reklamında anlaşılan bir espri, gazete/açık hava vs. reklamlarında etkisiz olabilir vb.)
Listeyi uzatabiliriz ve/fakat bu temel maddelere hakim olmak kısmen yeterlidir.

Son yıllarda, özellikle Tv reklamlarında mizah çok başvurulan bir konu. Bu biraz, reklam sektörünce, özelde reklam ajansları nca, 200 yıla yakın süredir hemen her konunun, fonun, müziğin, temanın, animasyonun, ünlünün, metnin kullanıla kullanıla bir kısırlaşmayla karşı karşıya kalmamızla da alakalı. Yukarıda saydığım dezavantajlara düşmemeyi başarabilen mizah, ürün ya da markayı sonuca ulaştırır. Tabi bu genelde ulusal marka ve reklam ajanslarının daha çok başvurduğu bir metod. Yerelde, Adana’da bir reklam ajansı böyle bir projeyle firmasına gitse çok sonuç alamayabilir. Bazı ufuk sahibi ve uçuk-kaçık müşterilerimizi istisna tutalım.

Daha önce bir yazımda, reklamcıların insanların satın alma güdülerini tetiklemek için, hiçbir duyguyu es geçmediklerini söylemiştim sanırım. Mizah da bunlardan birisi. Rekabetin akıl almaz bir acımasızlığa dönüştüğü günümüzde, bu acımasız rekabeti ve belki rakibinden geri kalma durumunu maskeleyecek bir sihirli bir değneğe ihtiyaç duyuluyor. Mizah, reklamlarda bu işi becerebilecek bir aktör olarak baş köşeye oturuyor. Mizah da kendisine düşen bu rolü layıkıyla yapabilmek için, kârın maksimizasyonunun en temel amaç olduğu kapitalist rekabete, herhangi bir etik kuralı tanımadan teslim oluyor. Her şey, en büyük pazar payı ve kâr için değil mi sonuçta?!

Mizah yapacağız diye, mide ve beyin krampı geçirten reklamlara başka zaman örnek vereceğim. Sonraki yazımda bu başarılı reklamlara birkaç örnek vermek istiyorum.